Kahraman Tazeoğlu Sözleri

2026 yılında Sendeyim.com.tr olarak sizler için en güzel Kahraman Tazeoğlu Sözleri derlemelerini hazırladık. Bu Kahraman Tazeoğlu Sözleri ile duygularınızı kısa, anlamlı ve etkileyici sözlerle ifade edebilir, sevginizi en özel şekilde dile getirebilirsiniz. Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal medya platformlarında bu sözleri paylaşarak sevdiklerinizi etkileyebilir ve beğeni toplayabilirsiniz.




Eğer insan unutmak istemezse bir günü bile hatırlar on yıl sonra… Ve unutmak isteyen bir günde unutur on yılı.
Hiç buluşmadığımız bir yerde hiç bilmediğin bir saatte seni bekliyorum. Gelmen pekte anlam ifade etmiyor. Ben seni beklemeyi hala çok seviyorum.
Rastgele sevilmedin ki rest çekilip gidilesin.
Sakın geri gelme! Açılacak bir yaraya daha yer kalmadı kalbimde.
Şimdi ne bugünsün ne de yarın.
Olsa olsa sadece bir yarım ya da eksilen yanım.
Yeni hayatlar görmeye değil gördüklerimi unutmaya gidiyorum.
Bana geldiğin yol aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında oysa ben gelişini milat sayacak kadar başlıyordum aşka.
Sen benim görmek için bakmaya bile gerek duymadığım ezberimsin.
En dipteysen düşemezsin.
Vakit kaybı değildin hiçbir zaman ama belki biraz hayal kaybıydın benim için.
İnancı kırılmayan hiçbir aşk bitmezdi oysaki. İnancımı da alıp gitmeseydin!
Çok mu saftım yoksa çok mu kaptırdım. Sahi ya uzun uzun gözlerine dalardım. Ne bileyim işte bir vardın şimdi yoksun.
Ben seni sevmemek için neden aradıkça ve nedenler buldukça seni daha çok sevdim!
Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense. Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı. Olamayacağı. İlk ışıktan sağa dönüyorum hep. Senden değil seninle karşılaşmaktan korkuyorum.
İki ayrı uykuda iki ayrı rüyanın birbirine dokunması gibiydi aşk. Sen bunu bilmiyordun. Toydun. Aramızdaki fark buydu sen ateşin yaktığını bilirdin ben ateşte yanmayı.
Son sigaram gibiydin sen sevgili kıyamazdım içmeye. O cebimde kırıldı sen kalbimde.
Pişman değilim seni sevmekten. Sen adıma yakışan en derin yarasın.
Gelişi güzeldin sen sevgilim gidişi değil.
Git artık yar sustuklarını bana harcama. Yaslanma gözlerime bu yükü kaldıramam.
Öyle fakirdi ki çocukluğum ecel gelse almazdı.
İdama giderken hislerim güneşim yüzünü görmeyi bekledim hep. Kalemi kırık bir aşkı mühürledim yüreğime.? Unuttum? diye haykırırken bile unutmadığımı ispatlıyordum kendime.
Birbirimize birkaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık… Eğer kaybetme korkum olmadan sahip olabilir miydim sana?
Affet. Bende sevgiler mevsimlik değil. Öyle hiçbir saat dilimiyle kıyaslayamam düşlerimi. Sığdıramam ki seni bir ömre.
Kimseyi bir başkası gibi sevmemeli insan. Çünkü kimse bir başkası değil.
Özledin mi beni dedim sustu! Nefesini en derinden aldı ve Özlenmez mi dedi!
Belki de sen aşka aşıktın ben üstüme alındım.
Kendi eksiklerine bakmadan başkalarında mucizeler arama.
Sen bana rağmen kendine iyi bak. Ben sana rağmen hoşça kalırım.
Sustu aşkı sensizliğe acılan kapılar ardında çömelen ıssız karanlık dilime kilitler vursa da dinmeyecek içimin kırgın yalnızlığı.
Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı. Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra.
Şimdiyi yok saymak yarını ertelemek ve fotoğrafların sınırlı karelerinde senli dünleri yaşamak da yalnızca yalnızken yapılacak akıl karı bir deliliktir ve delilik yalnızlığın en yalın tanımıdır!
Sen benim hayata en uzun merhabamdın Beni kısacık bir elvedaya nasıl sığdırabildin?
Aşka inanmak kendini sevmektir yüzündeki ünlemi bozmadan. Bilmez misin? Sana aşkın iki kişilik bir yalan olduğunu öğretmediler mi? Neden her seferinde kanıyorsun öyleyse?
Hiç düşünmemiştim bir isim ve iki bağlacın yan yana gelip de içimi bu kadar acıtacağını ta ki sen elveda diyene kadar.
Kimi giden kendisinden sonra gelecek daha iyi birine yer açar. Kimi giden de kendisinden sonra gelecekleri bile götürür.
Ne içimden terk edebiliyorum seni ne de terk ettirebiliyorum sana içimi!
Gözlerine şiirler yazmıştım yazma dedi sözcüklerim akmaya başlarsa gözlerimden cümlen olurum dedi.
Ben uslu bir aşıktım gel dedin geldim sev dedin sevdim bit dedin bittim şimdi unut diyorsun ya yaramazlığım tuttu unutamıyorum.
Bir uçurum gibi bahsetti benden düşmekten çok korktuğu ama bir çocuk gibi kıyısında oynamaktan asla vazgeçmediği.
Bugün bizi beraber görenler yarın kimdi o diye sorarlarsa beni detaylı anlatma. Kısaca ömrümün geri kalanı dersin.
Şimdi söyle bu denizin dibinde bu geminin kırık dökük güvertesinde bu yırtık yelkenle bu yönsüz rüzgârın içinde bu aşk nereye gidiyor usta?
Gözyaşların süzülüyor saçlarına doğru. Her bir damla dağlıyor beni. Bin parçaya ayrılmış bedenimin tek bir parçası bile dokunamıyor sana. Öyle uzağındayım ki.
Korkma ve sen sana gözlerimden bak! Gör nasıl seveceksin kendini.
Aklım kara kış ellerim seni üşüyor bugün günlerden soğuk.
Biliyorum yarın yeni bir gün doğacak hikâyeleri inananı kanatır ancak. O yüzdendir sadaka vaatlere tenezzül etmeyişim.
Gerçek aşık içinden geldiği kadar aşıktır diğerleri elinden geldiği kadar.
Giderek değil unutarak vesaireleştirdin sen bu aşkı. Sen uçurumlarından ben denizlerine düştüm. Kendi içimde boğulacak bir ölümü mü hak ettim Rabbim! Onu kendimi kendi içimde boğacak kadar mı sevdim?
Ben seni yere göğe sığdıramazdım sen benim üstüme basıp da mı geçtin? Söyle ne zaman başladın ne zaman bittin? Zaten geç kalmıştın bir de erken gittin. Canıma tak ettin ayrılık inan yettin.
Acının yan etkisi güçlü bir karakter armağan etmesidir size.
Evdeki bayat ekmek gibiydin ben sana nimet deyip başımın üstünde tutarken sen gidip başkalarının çöplüğünde küflenmeyi tercih ettin.

Diğer Güzel Sözler Yazıları