Güzel Mesajlar

2026 yılında Sendeyim.com.tr olarak sizler için en güzel Güzel Mesajlar derlemelerini hazırladık. Bu Güzel Mesajlar ile duygularınızı kısa, anlamlı ve etkileyici sözlerle ifade edebilir, sevginizi en özel şekilde dile getirebilirsiniz. Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal medya platformlarında bu sözleri paylaşarak sevdiklerinizi etkileyebilir ve beğeni toplayabilirsiniz.




“Her şey çok güzel olacak” masalı yerine, “Kötü şeyler de olacak ama yanında olacağım” samimiyetini seviyorum.
Tutamayacağın sözleri verdiğin kalpte, tutunamayacağını da hesap etmeliydin.
Kalbi kırdıktan sonra gelen özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir. İhtiyaç kalmaz.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Gözüm gözüne değmeden yazdığım şiirlerim melal. Varsın değmesin razıyım ey yâr böylesi daha helal!
Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.
Kalbe kan pompalamaktan başka görev verince saçmalıyor…
Küçükken annem, yerde ekmek görünce: yükseğe koy kuşlar yer derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk, acaba kuşlar mı yedi?
Aklında bulunsun sevgilim; sen beni kandırmadın, ben inanmayı seçtim.
Sen bakma benim bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma, ben çok gülerim. Ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlayamaz.
Ne zaman pişman olursun biliyor musun? Yarım bıraktığını, başkası tamamladığında.
Hiç ayrılamam derken, kavuşmak hayal oldu.
Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar.
Kalbini kırıyor diye üzülme! Belki de hak etmediği yerden çıkmaya çalışıyordur.
Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.
Gamzelendi gönül yine devası ah’tır. Gönlü mahzun olanın dostu Allah’tır.
Nasıl oluyor da vakit bir türlü geçmezken yıllar, hayatlar geçiyor.
Her şey gelip geçici ey gönül. Bak, az önce aldığın nefes bile geldi geçti. Sen baki olana razı ol.
Adam gibi sevenin aldığı ödüldür yalnızlık.
Çok şey vardı anlatılacak. O yüzden sustum… Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı. Az zamana çok şey sığdırmamız gerekiyordu. Ben de sadece gözlerinin içine bakıp sustum… Sen duydun mu, sustukları mı?
Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir.
Unutulanlar unutanları asla unutmazmış. Sanırım mutluluk beni unuttu çünkü ben onu hiç unutamıyorum.
Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık.
Veren de o alan da o, nedir senden gidecek? Telaşını gören de, can senin zannedecek.
İnsanın en büyük hatası sevmek değil, sevmeye layık olmayan birinden sevilmeyi beklemektir.
Üstüne basarak söylemiştim seni seviyorum diye. Sen ise üstüme basa basa gitmeyi tercih ettin.
Ben senin mutluluğunu istiyorum dedi ve aldı gitti.
Öleceğiz bir gün, gömecekler. Bir kaç gün övecekler, sonra kalan malını bölecekler. Hatta memnun kalmayıp üstüne birde sövecekler.
Alıp başımı gidesim var da aklımdakileri valize sığdıramıyorum.
Sen yeter ki içinden de olsa bir seni seviyorum de; benim kulaklarım çınlasın kâfi.
Ey yalnızlık nikâh mı kıydın bana. Helalimmişsin gibi her gece giriyorsun koynuma.
Bir gün herkes gider mi acaba? “Evet, sen kalbinde büyüttükçe, onlar da büyürler ve sığamayacaklarını anlayınca giderler.”
Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.
Açtığın yaralara zaman ve dua sürdüm bekliyorum.
Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.
Bana bir günün 24 saat, bir saatin 60 dakika ve bir dakikanın 60 saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi.
Bazen diyorum ki ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum söyleyince ne olacak sus bitsin…
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu… Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.
“İlahi sen” dedi, “ömürsün”. “Estağfurullah” dedim, “ömrümsün”.
Yalnızlığı çok seversek, bir gün o da çekip gider mi?
Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür.
Aramayacaksın kimseyi, olması gerekenler zaten yanında. Ve yanında olmayıp gidenler; ne aklında olmalı ne umurunda.
Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de…
Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde; sakın vazgeçme! İşte orası kaderinin değişeceği noktadır.
Gidişin hüzünlü gözlerimde, acısı yüreğimde kaldı.
Beni ya sev ya da sevme. Kendimi sevmeyi öğrenmem yirmi küsur yıl sürdü, bir başkasını da ikna edecek kadar zamanım yok.
İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme, duydukları senin sesin, fakat aklından geçirdikleri kendi düşünceleridir.
Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır.
Baktım sana kızgın değilim, kırgın değilim, dargın değilim… Kısacası artık ben sana “hiçbir şey” değilim.
Biliyorum, sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla, dünya sana dar. Ama dayan gönlüm. Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var.
Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazını da bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.
Bir yandan hiç hatırlamamak üzere unutmak istersin, bir yandan da bu dünyada seni ondan başkasının mutlu edemeyeceğini bilirsin.
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Kiminle güldüğünü unutabilirsin; ama kiminle ağladığını asla.
Aşkları da ayakkabılarınız kadar itinayla seçmezseniz, tıpkı ayağınızda olduğu gibi yüreğinizde de nasır oluşabilir…
Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem. Üzüldüğüm şey, değmeyenlere yüreğimin değmiş olmasıdır!
‘O kadarını da yapmaz’ diye düşündüğüm herkes, tam olarak o kadarını yaptı.
Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak…
Tek pişmanlığım kelimelerimi bile hak etmeyen insanlara, saatlerce cümleler kurmaktır.
İnsanı en çok üzen şey; ummadıkları kişiler adam olurken, adam sandıklarının insan bile olamamış olmasıdır.
Bir insanın yaşayıp yaşamadığını anlamak istersen, nabzına değil onuruna bak, duruyorsa yaşıyordu!
Seni affedecek kadar olgunum ama tekrar güvenecek kadar aptal değilim.
Önce vardın, hiç kimseye benzemiyordun. Şimdi yoksun, herkes gibi oldun.
Gidiyorum hayatından, gözlerinin buğusunu, yüreğinin kokusunu aldım gidiyorum.
Geçer elbet efendim… Bazısı teğet geçer, bazısı deler geçer, bazısı deşer geçer, bazısı parçalar geçer ama mutlaka geçer…

Diğer Güzel Sözler Yazıları