Değişik Sözler
Aslında hepimiz kendi içinde biraz yaralı ve bereliyiz. Kimse mükemmel değil, galiba hepimizin biraz canına okunmuş.
Tek bir kişinin yokluğu, çevredeki tüm çokluğu yok yapar.
İnsanın hayatı pamuk ipliğine bağlı, benimkini halatla falan bağlamışlar sanırım her günü aynı.
Sofraya küsmüş çocuk gibiydim, bir iki ısrar etsen dönecektim aslında, ama sen çoktan razıymışsın aşka aç bırakmaya.
Biz çok kayıplar verdik, kaybettikten sonra kafayı yiyecek hale geldiğimiz kayıplar.
İyimser insan her felakette bir fırsat, kötümser insan da her fırsatta bir felaket görür.
Ne güzel bir şeydir. Birini koşulsuz, kuralsız, hiç beklentisiz olduğu gibi kabul etmek… Ve ona. ‘iyi ki varsın’ diyebilmek.
Geçmişin acıları geleceğin rüyalarını belirler. Dünyadan kopmadan gerçeklerle yaşayın acılarınızı unutursunuz.
Tam olarak kimseye güvenememenin getirdiği huzursuzluğun, mutluluğunu yaşıyor gibiyim.
Kimseyi adını duyunca gözleriniz dolacak kadar çok sevmeyin.
Ne unutacak kadar nefret ettin, ne de hatırlayacak kadar değer verdin.
Kafatasımın içinde arı kovanı var sanki gürültüden iç sesimi duyamıyorum.
Hafif acılar konuşabilir ama derin acılar dilsizdir!
Nefes alıyorsan umut var demektir; ama nokta koyulduktan sonra ‘belki’ demek umut değil, çaresizliktir.
Hiç görüp, dokunup, öpmediğin birine âşık oldun mu? Olsan bilirdin aşkın ne olduğunu.
Kaç promil daha içmem gerekiyor, ikimizi çift görebilmem için!
Her şeyin bittiğini düşündüğünüz bir an gelir. İşte o an başlangıçtır.
Bilirsin kimsenin hakkı kalmaz kimsede. Ne bir milim ileri, ne bir milim geri. Tam beni kırdığın yerden kırarlar seni.
Bir insanı tanıdığınızı düşünürsünüz ama öyle bir şey yapar ki, aslında onu hiç tanımadığınızı fark edersiniz.
Bir yer bulabilsem keşke. Bir yer, seni hatırlatmayan!
Azıcık daha okusaydı masal kitabını bitirecekti. Ben ona ayakta durmayı o da bana çocuk kalmayı öğretecekti.
Kimseyi hafife alma! Unutma ki; bir ağaçtan bir milyon kibrit çıkar, bir kibrit bir milyon ağaç yakar!
Tutunamadığın dalda yaprak olmaya çalışma. Kimseye zorla sevdiremezsin kendini.
Sol’uma çok yüklendim, bundandır dengesizliğim.
Sen beni suç gibi işle içine, ben kendimi senden ödül gibi toplarım.
Söyleyebildiklerim hissettiklerimin yarısı bile değil.
Benim zenginliğim; servetimin büyüklüğünde değil, ihtiyaçlarımın küçüklüğündendir.
Sorun seni anlamaması değil, asıl sorun senin hala ona bir şeyleri anlatma çaban.
Bak yine senden bahsediyor tüm şarkılar, nakaratları hep aynı. Hepsinde ayrılık var.
Belki de benim yerime haykırdığı için, ‘Gök gürültüsünü’ seviyorum.
Hatalı olduğunu anlamak ve özür dilemek sadece beynini kullanabilen insanlara özgüdür.
Yabancı bir şarkı gibiyim, dinleyenim çok, anlayanım az.
Bil ki, Geçmişle yaşanmaz ve yaşanmayacak. Ama sakın unutma: Hiçbir gelecek sana ‘o geçmişi’ yaşatmayacak.
Ah şu şarkılar! Getirdiklerini götürüyorlar bir diğer şarkıda.
Bir gün seni bırakmak isterse bırak gitsin kendini kaybetsin. Pişman olup geri gelirse sakın affetme yaşarken ölmeyi o da öğrensin.
Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına sen kalayım.
Hayal kurmayı seviyorum, çünkü orda her şey yolunda gidiyor.
Sen başkasına değer verir üzülürsün, ben başkasına değer verir üzülürüm. Katiyen birbirimize değer verip mutlu olmak aklımıza gelmez.
Nice zaman sonra fark ettim ki; artık içinde sen geçmeyen cümleler kuruyorum Ne büyük özgürlük!
Havalarda benim gibi, ne yapacağı hiç belli değil.
Belki hiçbir şey yolunda gitmedi ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi! Che Guevara
İki türlü insan vardır bu hayatta. Ölümsüz olduğunu sananlar ve ölümlü olduğunu bilenler. İlki diğerine nazaran daha fazladır.
Aşk bazen yanlış anlaşılır. Sen karşındakini ‘hayatıma alayım’ dersin o, ‘hayatımı al’ anlar!
Hayat üç buçukla dört arasındadır. Ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın. Neyzen Tevfik
Güzel Sözler