Blog
Yemek Tarifleri
Yemek Tarifleri
Yemek Tarifleri
Yemek Tarifleri
Yemek Tarifleri
Gezilecek Yerler
Astroloji
Astroloji
En kısa deyim hikayesi olarak "Çarşamba pazarına dönmek" deyimi örnek verilebilir. Bu deyim, imparatorluk döneminde İstanbul'da Çarşamba günleri kurulan büyük pazarı ifade eder ve kalabalığı, kargaşayı ve düzensizliği anlatmak için kullanılır.
Bir diğer kısa deyim hikayesi ise "çizmeden yukarı çıkmak" deyimidir.. yüzyılda, Fransız ressam Delacroix'in bir tablosunu inceleyen bir kunduracı, çizme üzerindeki hataları fark eder ve ressamla arasında geçen diyalog sonucunda bu deyim ortaya çıkar.
En eski deyim olarak kabul edilebilecek bir deyim bulunmamaktadır, çünkü deyimlerin kökeni genellikle çok eski dönemlere kadar uzanır. Ancak, bazı eski ve köklü deyimler şunlardır: "Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak". "Pabucu dama atılmak". "Ağzı köpürmek".
Bazı deyimlerin hikayeleri: Çizmeden Yukarı Çıkmak: 19. yüzyılda bir ressam, bir kunduracının çizme hakkındaki eleştirilerini dikkate alarak tablosunu düzeltir. Kunduracı, bu kez de şövalyenin pantolon ve kemerinde hatalar olduğunu söyleyince ressam, "Çizmeden yukarı çıkma!" der. Pabucu Dama Atılmak: Osmanlı döneminde, kusurlu ayakkabılar üreten ayakkabıcılar cezalandırılır ve ayakkabıları çatılara atılırdı. Saman Altından Su Yürütmek: Bir çiftçi, daha fazla su alabilmek için tarlasında gizli bir kanal kazıp ırmaktan su çalar. Ateş Pahası: Sultan Süleyman, avda kaldığı bir kömür kulübesinde ısınmak için yakılan ateşin değerini bin altın olarak belirtir. Dingo'nun Ahırı: Taksim'deki atlı tramvayların dinlenme noktası olan Dingo adlı kişinin ahırında, çok sayıda at gelip giderdi. Daha fazla deyim ve hikayeleri için aşağıdaki kaynaklara göz atabilirsiniz: onedio.com; webtekno.com; sozcu.com.tr.
Deyim, bir olayı, bir durumu, bir kavramı daha etkileyici anlatmak için en az iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan ve çoğu zaman gerçek anlamdan uzaklaşıp kendine özgü anlam kazanan kelime gruplarıdır. Bazı deyim örnekleri: Abayı yakmak: Bir kimseye gönlünü kaptırmak. Sırtı yere gelmemek: Güçlü olmak, sarsılmamak, yerinden düşürülememek. Hapı yutmak: Kötü duruma düşmek. Can atmak: Çok istemek, çok arzulamak. Laf altında kalmamak: Bir münakaşa sırasında söylenen her dokunaklı söze karşılık vermek, söz altında ezilmemek. Deyimlerin özellikleri arasında kalıplaşmış olmaları, sözcüklerin yerlerinin değiştirilememesi ve genellikle mecaz anlam taşımaları bulunur.
İki deyim ve anlamları: 1. Ağzını bıçak açmamak: Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak. Örnek cümle: "Boşuna uğraşma, evin yanışına öyle üzülmüş ki ağzını bıçak açmıyor". 2. Akla karayı seçmek: Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar zahmet çekmek. Örnek cümle: "Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim". Diğer bir örnek: 3. Baltayı taşa vurmak: Farkında olmadan karşısındakini kıracak ya da kötü bir sonuca yol açacak söz söylemek, davranışta bulunmak. Örnek cümle: "Kendini bilmezin biri baltayı öyle bir taşa vurdu ki".
En ilginç deyimlerden bazıları ve hikayeleri: Pabucu dama atılmak: Osmanlı döneminde, kalitesiz ayakkabılar üreten zanaatkarlar cezalandırılır ve kusurlu ayakkabılar sergilenmek üzere dükkanların damına atılırdı. Ateş pahası: Kanuni Sultan Süleyman, bir kömür kulübesinde konakladığında, ev sahibi ısınmak için yaktığı ateşe bin altın değer biçti. Dingo’nun ahırı: 1800’lü yıllarda Taksim’deki atlı tramvayların durak noktalarından biri olan Rum asıllı Dingo adlı kişinin ahırından gelir. Çarşamba pazarı: İmparatorluk döneminde İstanbul’da, haftanın farklı günlerinde kurulan büyük pazarlardan biri olan Fatih Camii avlusu, yeri kısmen değişse de hala kurulur ve kalabalığı, kargaşayı ve düzensizliği ifade etmek için kullanılır. Yelkenleri suya indirmek: Fatih Sultan Mehmet döneminde, bir Ceneviz gemisinin yelkenlerini indirmemesi üzerine, gemi topa tutularak batırılmıştır. Bu deyimlerin hikayeleri, onların dilimizde neden kullanıldığını ve ne anlama geldiğini açıklar.
Az bilinen bazı deyimler ve hikayeleri: Abacı kebeci, sen neci?. Ağız kavafı. Cemaziyelevvelini bilmek. Fütur getirmek. Hık mık etmek. Şirazesinden çıkmak. Hikayesi olan bazı deyimler: Ateş pahası. Dingo'nun ahırı. Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak.
Deyim, kavramları, durumları hoşa giden bir anlatımla ya da özel bir yapı veya sözdizimi içinde belirten ve çoğunlukla gerçek anlamlarından ayrı anlamlara gelen sözcüklerden oluşan kalıplaşmış bir sözcük topluluğu ya da cümledir. Deyimlerin bazı özellikleri: Kalıplaşmış ifadeler: Deyimlerde bulunan sözcüklerin yerleri değiştirilemez ve sözcüklerin yerine eş anlamlıları getirilemez. Mecazi anlam: Genellikle mecazi anlam taşırlar. Kültürel ögeler: Bir toplumun kültürel ve tarihsel ögelerini yansıtırlar. Kullanım alanı: Edebiyattan günlük konuşmaya, tiyatrodan sinemaya kadar geniş bir kullanım alanına sahiptirler.
Blog
Beko ve Grundig Almanya malı mı?
5,000.00 TL nasıl yazılır?
Culpa nuestra Türkçe ne demek?
Rüyada külçe altın almak ne demek?
Anı eş anlamlısı nedir?
Hepi topu ne demek?
Ak akçe kara gün içindir atasözünün anlamı nedir?
Rüyada başkasının evinde tuvalete girmek ne demek?
Devrem ne demek?
Azad yılmaz'ın babası ne iş yapar?
Kadir Misioğlu'nun en büyük çocuğu kimdir?
Rüyada başkasının cinsel ilişkiye girdiğini görmek ne demek?
Denyo kime denir?
Rüyada karışık çerez görmek ne demek?
Uzman erbaş ve uzman çavuş aynı mı?
Çayyolu hangi ilçeye bağlıdır?
Bulmacada seçkin ve kaliteli ne demek?
Ares'in katili kim çıktı?
Gövde nedir?
Tecavüz ne demek ingilizce?
Alçakgönüllü nasıl yazılır TDK?
Heycan mı heyecan mı hangisi doğru?
Dişi geyiğe ne denir?
Juno burcu nasıl hesaplanır?
Come V2 hangi zaman?
L harfi ile özel isim var mı?
Rojbin ne anlama gelir?
Seda Sayan neden Oğlak burcu?
Terazi burcunun yükseleni hangi burçtur?
Aylar sırasıyla hangileri?